İngiliz basını özetleri 17 Şubat 2017

ABD Başkanı Donald Trump'ın medyaya yönelik eleştiri İngiliz basınında bugün öne çıkıyor

Trump'ın basını "yalan haber yapmakla" suçladığı dünkü 76 dakikalık basın toplantısını Guardian gazetesi "alışılmamış" şeklinde tanımlıyor.

İ gazetesi ise haberine "Donald Trump 'sahte' olduğunu söylediği bir haber nedeniyle uzun ve kimi zaman tutarsız olan basın toplantısında medyaya sıra dışı bir saldırı başlattı" cümlesiyle başlıyor.

ABD Başkanı basın toplantısında kendisinin ve ekibinin Rusya'yla bağlantısı olduğu iddialarını ve yönetiminde kaos yaşandığı suçlamalarını reddetti.

Trump, ekibinin seçimden önce Rusya ile temasa geçtiği haberlerinin "yalan haber" olduğunu savundu.

İ gazetesi ardından Trump'ın bu iddiaların basına sızmasının "gerçek" ve "yasa dışı" olduğunu söyleyerek, kendiyle çeliştiğini yazıyor ve Trump'ın şu sözlerini aktarıyor:

"Yani, sızıntılar gerçek. Haberler sahte çünkü haberlerin çoğu sahte."

Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, göreve gelmeden önce Rus yetkililerle görüştüğü iddialarının ardından gelen baskılar üzerine istifa etmişti.

Flynn'in Rusya'nın Washington büyükelçisi Sergey I. Kislyak ile konuşmasını istihbarat servislerinin dinlediği bildirilmişti.

Times gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Trump'ın sızıntılar nedeniyle istihbarat servislerine yönelik bir inceleme başlattğını, ABD'nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nı (CIA) yetkilerini azaltmakla tehdit ettiğini ve bu nedenle istihbarat servislerinin Trump'ın bir tasfiye süreci başlatacağından endişelendiğini yazıyor.

Trump dünkü basın basın toplantısında "Sızdıranları bulacağız ve büyük bedel ödeyecekler" demiş ve Adalet Bakanlığı'na ekibiyle Moskova arasındaki görüşmeleri sızdıranları bulması için talimat verdiğini söylemişti.

FT: Çin belalı komşusunu dizginlemekte zorlanıyor

Financial Times gazetesinde ise Kuzey Kore lideri Kim Jong'un'un üvey kardeşinin öldürülmesiyle, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki otoritesinin sarsıldığını savunan bir yazı yer alıyor.

"Çin belalı komşusunu dizginlemekte zorlanıyor" başlığı taşıyan haberde, füze testi ve Kim Jong-nam'ın ölümüyle birlikte, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in komşusu Kuzey Kore'de otorite kurmakta zorlanacağı savı işleniyor.

Haber şu ifadelerle başlıyor:

"Beijing'in Pyongyang Büyükelçisi geçen ay 70 Kuzey Koreli yetkili için yeni ay yılı resepsiyonu verdi. Çin haber ajanslarına göre resepsiyonda Büyükelçinin misafirleri iki ülke arasında 'kan bağı ve dostluk' olduğunu dillendirdiler.

"Ancak üç hafta sonra, Pazar günü, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un Japonya'ya doğru orta menzilli füze fırlatarak Çinli 'dostlarının' sabrını ciddi bir teste tabi tuttu.

"Sonra da Kim Jong-nam'ın Malezya'da ölümü ve Kuzey kore liderinin üvey kardeşi için suikast emri verdiği iddiaları geldi."

Ardından Çin ile Güney Kore ile ilişkilerinin, ülkeye Amerikan füze savunma sistemi yerleştirileceği için çoktan tatsızlaştığı belirtiliyor.

Çin lideri Xi'nin bu nedenle Kore yarımadasının her iki tarafında da gerilen ilişkilerle karşı karşıya olduğu kaydediliyor.

Analistlere ve diplomatlara göre, uzun zamandır Çin'in koruması altında olan Kim Jong-nam'ın ölümü Beijing yönetimi için füze testinden daha büyük bir sorun. Çünkü Çin yanı başında kendisine bağımlı bir ülke istemiyor ve Kim Jong-nam, Kuzey Kore'nin dışa açılımından ve ekonomik reform yapmasından yana olan Çin idealini destekleyen tek Kuzey Koreliydi.

Beijing'teki Carnegie-Tsinghua Merkezi'nden analist Zhao Tong, "(Kim'in) öldürülme emrinin Pyongyang tarafından verildiği kanıtlanırsa, Kim Jong-un ne pahasına olursa olsun rejimini koruyacağı mesajını göndermiş olacak" diyor.

"Bu durumda Kuzey Kore'nin barışçıl bir şekilde modern bir topluma dönüşebileceği konusunda Çin'in uluslararası toplumu ikna etmesi daha zor olacaktır."

İ gazetesi ise Birleşmiş Milletler'in Yemen, Nijerya, Güney Sudan ve Somali'deki kıtlıklar nedeniyle 20 milyondan fazla insanın altı ay için açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısına yer veriyor.

Dünya Gıda Programı'nın baş ekonomisti Arif Hüseyin "21. yüzyılda insanların bu kadar büyüklükte bir kıtlıkla karşı karşıya kalmasını anlamlandırmak zor" diyor.


İlgili Haberler

Yerli o ve Milli Otomobil'e Sivas aşkı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın 2011 yılında dile getirdiği “Yerli ve Milli Otomobil” için bazı şehirlerimiz harekete geçti. Bunun öncülüğü yapan Sivas’taki sosyal kuruluşların temsilcileri “Bu ...