1920'lerde Paris

Arzu Sheridan

Herkese Merhabalar

Tate Modern, ünlü ressam ve heykeltıraş Modigliani’nin eserlerini sergiliyor (23 kasim -2 nisan) Badem gözlü, uzun boyunlu, kolyeli portrelerinin yanı sıra Nu tabloları da oldukça ilgi çekici. Kız arkadaşı ve çocuğunun annesi Jeanne'nin de bir kaç portresini görmek beni hüzünlendirdi. Evlenmek üzere olduğu sevgilisinin ölümü üzerine karnında çocuğu ile kaç kişi aşkı için kendine kıyabilirki? Hele arkasında 14 aylık bir bebek bırakarak.

 

 

Modigliani aynı zamanda heykel tıraşmış da küçüklüğünden beri tüberkülozla savaştığı için toz ona iyi gelmeyince bırakmak zorunda kalmış. Ben tabii uzman değilim ama yaptığı birbirine benzeyen uzun boyunlu kafa heykellerini görünce ressamlıkta karar vermesinin daha isabetli olduğuna düşündüm. Sergide kısa bir film eklemeyi de unutmamışlar. Picasso ve Modigliani’nin beraber çekilmiş fotoları ve o yıllara ait siyah beyaz fotolar ile Modigliani’nin yaşadığı ev gösteriliyor. Modigliani yakışıklı ve İtalyan olmasının özelliği mi ne her zaman çok güzel giyinen bir erkekmiş. Picasso için o bizden 10 sene daha ilerde bir dahi ama dahi olması ona bu kadar kötü giyinme hakkını vermez dediği söyleniyor.  

 

 

Modigliani Tate Modern’e çok ama çok yakışmış. Açılışının ikinci gününde puslu, gri, bulutlu bir havada St Paul’e bakan terasında sıcak çayımı yudumlarken Woody Allen'ın Paris’te Gece Yarısı filmi aklıma geldi. Amerikalı bir yazar olan Gill nişanlısı ve onun ailesiyle Paris’e gidiyor ve kendini 1920’lerin Parisinde Fitzgerald’larla Hemingway’le, Picasso ve Dali ile barlarda buluyor. Hatta Modigliani ile aşk yaşadığını söyleyen Picasso'nun sevgilisi Adriana'ya aşık oluyor ama Adriana Altın Çağ dediği dönemde 1920’lerde kalmayı tercih ediyor. Belki de doğru kararı o veriyor. Birinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın değişik ülkelerinden gelip yaşamayı seçtiği çılgın şehir. Hemingway’in 1920’lerin Parisinde yaşadığı hayatı anlatan Paris bir şenliktir en iyi eseri olduğu söylenir. Kubizmin kurucusu Picasso gibi bir çok ünlünün yolu Montmarte'de buluşmuş. Sacre Coeur'un hemen köşesindeki Espace Dali müzesi Dali'nin bu şehirdeki etkisinin bir delilidir. Bugünkü sanat dünyamıza damga vuran sanatçıların yaşadığı 1920’ler de olmayı istermiydim bilmiyorum ama Paris her zaman iyi bir fikir. Eve gelince ne yaptım biliyor musunuz YouTube’dan önce Andy Garcia'nın muhteşem bir oyun sergilediği Modigliani’nin hayat hikayesi filmini, arkasından da Paris’te gece yarısını 9. Sefer izledim. Woody Allen hayranı olmamakla birlikte her izleyişimde ayrı bir haz alıyorum.

 

 

“Aradığım gerçek değil, gerçeküstü de değil sadece bilinçaltı.” Modigliani

Haftaya görüşmek üzere