Elimin hamuruyla...

Arzu Sheridan

Bu günlerde Londra’dayım çünkū Noel öncesi bu şehirde ki hazırlıklara bayılıyorum. Aslına bakarsanız burada olmamın bir başka sebebi daha var. Bellavita'nın 20-26 Kasım da düzenlediği İtalyan Mutfağı etkinlikleri. Bellavita ile ilk defa geçtiğimiz haziran ayında Angle Business ve Design konferans salonunda yapılan Food Expo’da tanışmıştım. İtalyan şirketi olan Bellavita İtalya’dan Londra’ya yiyecek ve içecek ithal ediyorlar. Ama öyle her çeşit yiyecek aklınıza gelmesin. En kalitelilerinden, en orijinallerinden... Geçenlerde E postama bir mesaj düştü. Beni Press açılışına davet ediyorlar. Genelde İtalyanlardan gelen davetleri kacirmamaya çalışırım çünkü biliyorum ki her davette sınırsız içki, yemek ve tatlı ikramı vardır. Malum bendenizde mikrodalga bağımlısı.....

 

 

Press açılışında bir çok aktivite vardı. Bunlardan bir tanesi de Pizza yapmasını öğrenmekti. Bana yapılan ısrarları kıramayarak önlüğü takıp unu, suyu, mayayı yoğurmaya başladım ama hamur çok yapışkan olunca bana sadece hatıra fotoğrafı çektirmek kaldı. Gözünüzün önünde taze makarnalar pişirip dağıttılar. İlk defa Prosecco ile yapilan risotta tattim harika olmustu. Prosecco'ların su gibi aktığı bin bir çeşit aperatifin sunulduğu gece, gelen misafirlere verilen kırmızı keten çanta ile sonlandı. Sürpriz çantanın içinde neler mi vardı? Neler yoktu ki İtalyan bira ve proseccosu, bisküviler ve çikolatalar.

 

 

Bellavita'nın akademisi de var. Pizza yapmaktan tutunda, makarnaya, içki yapmasına kadar her şey öğretiliyor.

Bir sonraki günde Wine Tasting (şarap deneme) aktivitesi vardı.  Birbirinden güzel şaraplar deneyip birçok şarap üreticisiyle tanıştım. Masalara numaralanmış bardak sırasına göre üreticileri mallarını ve bölgelerini tanıttılar. Benim en çok beğendiğim Tenuta Cavalier Pepe oldu. Bitiminde sahibi Milena Pepe ile sohbet etme olanağı buldum. Annesi Belçikalı babası İtalyan olan 38 yaşında ki Milena dört dil konuşuyor bu kadar işin içinde iki çocuk yapmak için vakit bile bulmuş. Milena'nın uçsuz bucaksız üzüm bağlarının üzerinde otelleri bile var. Ziyaret etmek için en güzel ayın haziran olduğunu öğrendikten sonra gidilecekler listeme eklendi bile. 

 

 

Etkinlikler bitmedi daha sırada halka açık olan pizza ve aperatif gecesi de düzenlemişler. Biletler de sadece 10 pound. Vakit bulursanız gidin derim. Etkinliklerin yapıldığı binanın ön kısmı perakende satış mağazaları. Zeytinyağlarından tutunda pesto soslarına kadar herşey satılıyor.

 

 

Bu arada anladım ki pizza yapmak gerçekten emek harcanılan zor bir işmiş. Değerini şimdi daha iyi anladım.

Haftaya görüşmek üzere