TORİNO'DA HAFTA SONU

Arzu Sheridan

Sevgili okurlarım Avrupa Gazetesinde yazmaya başladığımdan beri bir çok şekilde bana ulaşıp mutluluğumu, sevincimi, üzüntümü kısaca bir çok şeyimi benimle paylaşmaya başladınız. Bazen benden gideceğiniz yerler için fikir soruyorsunuz, bazen hafta sonu programı belirlememi ,bazen beğendiğiniz bir kazağımı nerden aldığımi? Çoğu kez kahve içmek için teklifler geliyor hatta beni şaşırtıp evlenme teklifleri edenleriniz bile var. İngiltere kraliçesinin ‘l am married to England' dediği gibi bende gazetem ve sizlerle, birde bir dargın bir barışık yaşadığım İtalyan sevgilim ile mutluyum. O kadar tatlı ve samimisiniz ki sizden gelen mesajlar beni gerçekten motive ediyor. Lütfen göndermeye devam edin.

Sosyal medyadan takip edenlerinizin bildiği gibi geçen hafta sonu İtalya’nın kuzey şehirlerinden olan futbolu ve Fiat marka arabası ile meşhur olan Torino’daydım. 

Cumartesi günü derbi maç vardı. Dünya devi Juventus yine kendi gibi şehrin kendi takımı Torino ile karşılaştı ve bizim Torinolu Şaban eski Galatasaraylı Hakan Şükür’ün 4 ay oynadığı takımı ufaladı diyeyim.

İtalya’nın en asil şehirlerinden biri olduğunu düşünüyorum Torino'nun. Şehrin ortasından coğrafya derslerinden yakından tanıdığımız Acı Pirinç filminden de hatırlayacağınız Po nehri geçiyor. Alp dağlarının altında bir öğrenci Kenti. Ayrıca  otomobil endüstrisinin kalbi bu  şehir her renk ve her modelde Fiat marka arabalarla kuşatılmış sanki. Fiat’taki ‘T’ harfi Torino'yu temsil ediyor ve eski Fiat fabrikası müzeye çevrilmiş programımıza mutlaka ekleyin araba tutkunu olmanıza gerek yok görülmesi yerlerden biri.  Sonbaharın gelmesiyle birlikte dökülen rengarenk yaprakların kuşattığı şehirde romantik bir yürüşte yaparak şehri keşfe çıkabilirsiniz. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar arasında yanınızdan geçen  tramları selamlayarak kaybolun. Pizza San Carlo'nun pahalı ama görkemli pastanelerinde soluklanmak için meşhur Bicerin'in tadına bakın severmisiniz bilmiyorum ama espresso tipi kahve, çikolata ve süt kremasının karışımıyla elde edilen bu geleneksel içeceğin sizi hayal kırıklığına uğratmayacağından eminim. Baratti&Milano'nun kristal avizeleri altında, papyonlu garsonlarının servis yaptığı giandujotti (özel fındıklı çikolatalı şekerlemelik ) ile kendinizi şımartın.

Şehrin en cool buluşma ve sosyalleşme bölgesi Quadrilatero Romano'da şehrin ruhuyla tanışın Vermut için. Odun fırınında özel bakır tepsilerde nohut ile yapılan cok lezzetli Farinata deneyin. Juventus’un müzesine gidip atmosferi yaşayın. ( Yıllar önce Juventus takımını oyuncuları ile havaalanında karşılaşıp onları İspanyol takımı sandığım aklıma geldikçe hala gülerim.) Şehrin sembolü haline gelmiş olan ve 1863 da yapımına başlanan  The Mole Antonelliana'ya hayran kalın.

Torino’yu hala ziyaret etmediyseniz en kısa zamanda plan yapmaya başlayın derim. İtalya’nın oteki şehirlerinden ayrı bir cezbediciliği var hele havada güzelse Po nehrinin üzerinde ki gizli kalmış güzelliği keşfedin

Haftaya görüşmek üzere