Alman basını özetleri 2 Şubat 2018

Alman basını

Alman basınında bugün, Federal Meclis’te Almanya'da hükümetin geçici koruma statüsüne sahip sığınmacıların aile birleşimine ilişkin hazırladığı yeni düzenlemesi öne çıkan başlıca haberler arasında bulunuyor

Federal Meclis geçici koruma statüsündeki mültecilerin aile birleşimine Ağustos ayına kadar izin vermeme kararı aldı. 1 Ağustos’tan itibaren ise her ay bin kişiye kadar varan sayıda mülteci yakınının Almanya’ya gelmesine izin verilmesi kararlaştırıldı. Straubinger Tagblatt gazetesi bu konuda Sosyal Demokrat Parti'nin ağır bir yenilgiye uğradığı görüşünü savunuyor:

"Sosyal Demokrat Parti'nin seslendiği kitle arasında Almanya'nın daha fazla mülteci kabul etmesi gerektiğini savunan çok kişi yok; söz konusu olan burada yaşayan mültecilerin aile birleşimi olsa bile. Bu nedenle parti başkanı Martin Schulz ile meclis grubu başkanı Andrea Nahles bu konuda SPD'nin sol kanadından Ralf Stegner'in değil de, Hristiyan Birlik partilerinin baskın çıkmasından memnuniyet duymalılar. Ama her şeye rağmen Sosyal Demokratlar büyük önem biçtikleri ve ağır bir yenilgiyle sonuçlanan böyle bir konuda üzerlerine düşen leke ile de yaşamak zorundalar. Buna ek olarak Martin Schulz'un bir de kalkıp partisinin bu konuda ağırlığını koyduğunu beyan etmesi mevcut durumu daha da iyileştirmiş olmadı.”

Mittelbayerische Zeitung aile birleşiminin topluma uyum için vazgeçilmez olduğununu altını çiziyor:

"Göç kuşkusuz ciddi bir konu ve bu konuda siyasi kararlara ihtiyaç var. Ama aile birleşimini sınırlandırmak yanlış. Aslında burada söz konusu olan, sağ popülist AfD'nin ilan ettiği gibi milyonlarca kişinin Almanya'ya gelecek olması değil. Söz konusu olan 50 bin ila 60 bin kişi. Göç araştırmacıları topluma uyumun başarısında mültecilerin aileleriyle birlikte yaşamalarının temel bir etken olduğunu vurguluyorlar. Aile birleşiminin Almanya'ya kaçanları tamamen Almanya'ya bağlayacağı gerekçesini ortaya atanlar, buraya gelenlerin çoğunluğunun savaş mültecileri olduğunu gözden kaçırıyorlar. Bu insanlar evlerine dönemezler, çünkü Suriye'ye kısa sürede barış gelmesi mümkün görünmüyor. O nedenle mültecilerin topluma iyi bir şekilde uyum sağlaması Almanya'nın kendi çıkarınadır.”

Südkurier gazetesi aile birleşimi konusunun olası koalisyon ortaklarının aslında çok kaygan bir zeminde hareket edeceklerinin ilk göstergesi olduğunu ileri sürüyor: 

"Böyle bir şey Federal Alman Meclisi'nde daha önce hiç yaşanmamıştı. Büyük koalisyon henüz kurulmamış olmasına rağmen yasa çıkarıyor. Hristiyan Birlik partileri ve Sosyal Demokrat Parti'nin oylarıyla mültecilerin aile birleşimine ilişkin düzenleme meclisten geçti. Muhafazakârlar ile Sosyal Demokratların ittifakı bu noktada başarısızlığa uğramaz. İlk testi geçtiler. Buna rağmen sağ ve sol kanatlarda farklı düşünenler var ve bu ortakların aslında ne kadar görüş ayrılığı içinde olduklarının göstergesi. Kimileri yasanın sınırı aştığını, kimileri de ihtiyaca yeteri derecede yanıt vermediğini söylüyor. Koalisyon ortakları gerçek bir görüş birliği sağlamış değiller, sadece ortak taktik çıkarlar güdüyorlar. Yasayı bir an önce meclisten geçirip ayaklarına bağ olacak bir engeli ortadan kaldırmış oldular. Ama iki tarafın da meclis gruplarında 'hayır' diyenler var. Bu durumda koalisyon partnerlerinin ortak siyasi noktaları azalıyor. Bu hükümetin kurulduğu takdirde çok kaygan bir zeminde hareket edeceği şimdiden belli."    

Lübecker Nachrichten gazetesi de yeni aile birleşimi düzenlemesinin kimsenin sorununu çözmediği görüşünde:

"Mültecilerin aile birleşimi konusu o kadar büyük bir heyecan ve dar görüşlü bir anlayışla bu ülkenin geleceğinin başlıca konusu hâline getirildi ki, şimdi ortaya çıkan bu minicik sonuca herkes şaşkınlıkla bakıyor. Yasaya ilişkin sarf edilen ballandırılmış sözler, yasanın yararlı olacağına dair hiç de güvenilir bir gösterge değil! Aile birleşiminin yeniden düzenlenmiş hâli hiçbir sorunu çözmüyor. Ne mültecilerin, ne Hristiyan Birlik ile SPD'nin, ne de ülkenin sorunlarını.”

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


İlgili Haberler

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

Kim nerede hangi yetki sahibi olursa olsun ne gibi görev yapıyorsa, elinden geldiği kadar bu akan şehitlerimizin kanlarının durdurulması için elinden gelenin daha fazlasını yapmalıdır. ...