Alman basını özetleri 15 Kasım 2017

Alman basını

Alman basınında 15 Kasım Çarşamba günü Alman hükümetinin Suudi Arabistan’a silah satışı, Trump'ın Çin'e yaptığı ziyaret ve İngiltere'nin Avrupa Birliğinden çıkışı öne çıkıyor

Frankfurter Rundschau gazetesindeki yorumda Alman Federal Hükümeti'nin Suudi Arabistan'a silah ve askerî teçhizat ihracatı ele alınıyor.

"Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon Mart 2015'ten bu yana Yemen'deki iç savaşı körüklüyor. Böyle bir durumda Federal Alman Hükümeti'nin Suudi Arabistan'a silah ve askerî teçhizat ihraç edip etmemeyi defalarca düşünmesi gerekirdi. Ama durup düşünmek söz konusu değil. Ekonomi Bakanlığı, bu yılın üçüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’a yaklaşık 140 milyon euroluk silah ve askerî teçhizat ihracatı yapıldığını teslim etti. Bakanlık, büyük bir ciddiyetle Alman hükümetinin ‘kısıtlı ve sorumlu bir silah ihracat siyaseti izlediğini' öne sürüyor. Ve ‘insan haklarına saygının silah ihracatı kararlarında özel bir önemi olduğunu' savunuyor. Ekonomi Bakanlığı'ndaki alaycılara şunu sormak gerekiyor: Bu kötü bir şaka mı? Ama gayet ciddiler.”

Regensburg'da yayımlanan Mittelbayerische Zeitung'da ise ABD Başkanı Donald Trump'ın 12 günlük Asya ziyareti işleniyor.

"Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) zirvesinde grup fotoğrafı çekilirken Trump'ın elini beceriksizce kıvırması daha çok akılda kalacak. ‘Amerika herşeyin üzerinde' görüşünü benimseyen başkan, Pasifik Bölgesi'ndeki ortaklarına ve rakiplerine stratejik bir karışıklık sundu. Trump'ın Japonya, Güney Kore, Çin, Vietnam ve Filipinlere yaptığı olağanüstü ziyaretler, her kesimde kafa karışıklığı bıraktı. ABD Başkanı, son derece basit şu temel soruya bile açıklık getirmeyi başaramadı: ABD kendini hâlâ, bir zamanlar Asya'da oluşturduğu düzene destek veren bir Pasifik gücü olarak görüyor mu?” 

Landeszeitung Lüneburg'daki yorumda da Trump'ın Asya ziyaretine ilişkin şu satırlar dikkat çekiyor:

"Donald Trump'ın dünyasında, ABD büyüklüğünü göstermek için doğru yolda ilerliyor. Trump, Asya ziyaretinde hiç bir selefinin karşılaşmadığı kadar uzun kırmızı halıların kendi önüne serildiğini düşünüyor. Ancak Trump’ın otokratlara hoş görünme çabaları gerçek dünyada başka bir ülkenin yükselişini hızlandırıyor: Çin'in. Komünist Parti, on yıllardır izlediği strateji ile Çin’i yüzyıllar önce bulunduğu konuma, dünyanın merkezine getirmek için çaba gösteriyor. Keşifler dönemi ve daha da önemlisi sanayileşme sonucu Çin, Batı'nın gerisinde kalmıştı. Artık tarihin sarkacı tersine dönecek. Çin bu isteğinin gerçekleşmesi için tarihi unutarak büyük olmayı isteyen bir ülkenin akıl dışı tutumundan yardım alacak.”

Bremen'de yayımlanan Weser-Kurier gazetesi ise İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkma sürecini irdeliyor:

"AB'den çıkılacağını kabul etmek ve İngiliz halkının yararına olacak bir uzlaşı bulmak yerine, Muhafazakâr Parti içinde anlaşmazlık yaşanıyor. Sert çizgiden yana olanlar, yanlış vaatler, gerçek dışı sözler ve ithamlarla zaten bölünmüş olan halkı daha da kışkırtıyorlar. Bu çerçevede, AB'den çıkılmasına ilişkin yasanın ayrıntılarına acilen bakmak gerekiyor. Avrupa'ya kuşkuyla yaklaşanların çoğu, referandum ile ortaya çıkan Brexit'in gerçek sorunlarının çözülmesi için uğraşmak istemiyor gibi görünüyor. Ancak bu yaşananların sonunda en çok acı çekecek kesim ne yazık ki İngilizler olacak.”

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


İlgili Haberler

Aile ve çocuklar işten önce gelir

1070 -1700 yılları arası yapımı Türk İznik çinilerini, 30 metrelik Türk Uşak halılarını, eşsiz kaftanları, Memlük, Azerbaycan, İran halılarını görmek incelemek için İngilizler -1 c ...