Alman basını özetleri 14 Kasım 2017

Alman basını

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında PESCO ve Almanya'nın iklim değişikliğine ilişkin politikaları yer alıyor

Badische Tagblatt gazetesi PESCO olarak bilinen Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Atılan küçük adım için laflar büyük: Politikacılar bir dönüm noktasından hatta tarihi bir andan bahsediyorlar. 23 Avrupa Birliği ülkesinin savunma politikaları konusunda işbirliğini taahhüt etmesi ne kadar makul olsa da, hazırlanan karar metni o kadar somut değil. Belge, katılan devletlerin niyet açıklamaları haricinde, Avrupa Birliği'nin bağımsız bir şekilde kendini savunması hedefine yönelik hiç bir şey ihtiva etmiyor."

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinde Avrupa Birliği'nin ortak savunma anlaşmasına ilişkin şu satırlar dikkat çekiyor:

"Pazartesi günü Brüksel'de bir güvenlik ve savunma birliği kurulmadığı kesin, her ne kadar Alman Savunma Bakanı böyle olduğunu ifade etse de. Böyle bir birlik askeri ittifak niteliği taşırdı ve hatta Avrupa Ordusu yolunda atılmış bir adım olurdu. Ama Avrupa Birliği bunun oldukça uzağında. Üzerinde anlaşılan sadece 'kalıcı, yapılandırılmış işbirliği.' Bu aslında şununla aynı anlama geliyor: Askeri olarak belirsiz, politik olarak dikkatli. Planlanan ilk projelerde de bu belirsiz yaklaşımın yansımaları görülüyor. 'Tek tip eğitim ve donanıma sahip bir tıbbi koordinasyon merkezi' Avrupa Birliği'ni bir askeri güç haline getirmez."

Süddeutsche Zeitung gazetesi koalisyon görüşmelerinde iklim konusunda yapılan tartışmalara değiniyor:

"İklim çalışmaları yürüten uluslararası grupların en sevdikleri kelime 'dönüşüm.' Tüm uzun ve orta vadeli hedeflerin, durum tespit raporlarının, iklim koruma planlarının ve büyük amaçların hepsinin endüstri toplumlarında büyük bir dönüşüme yol açması gerekiyor: Kömür, petrol ve doğal gazdan uzaklaşma. Bu değişiklik sağlanmadan iklim kurtarılamaz. Ancak bu dönüşüm şimdi Berlin'de olduğu gibi demokratik ülkelerde müzakereler yoluyla oluyor. Bu, eski ve yeni dünyanın çatışmasına neden oluyor. Hristiyan Birlik partileri, Hür Demokrat Parti ve Yeşiller arasındaki iklim konusundaki tartışmalar da bundan başka bir şey değil. Değişimin birinci aşaması Almanya'da yenilenebilir enerjide muazzam bir büyüme sağlanması ile çoktan başladı. Şimdi sırada ikinci aşama var, eski enerji kaynakları olan fosil yakıtların kullanımının durdurulması. Çünkü yenilenebilir enerji yanında kömüre izin veren enerji dönüşümü, bu tabirin hakkını veremiyor. Ayrıca iklime de bir fayda sağlamıyor."

Westfälische Nachrichten gazetesi İklim Konferansı devam ederken uluslararası araştırma birliği Global Carbon Project'in yayınlamış olduğu son araştırmaya ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yapıyor:

"En son araştırmanın sonuçları ürkütücü. Elde edilen sonuçlar şimdiye kadar iklimin korunması konusundaki ilerlemelerin çok da yeterli olmadığını gösteriyor. Şimdiye kadar dünya üzerindeki hiçbir ülke ciddi bir şekilde tutarlı bir sürdürülebilirlik stratejisi ortaya koymadı. Örnek öğrenci Almanya oldukça çabalıyor ama kömür madenlerini kapatma ve trafik kaynaklı emisyonu azaltma konusunda zorlanıyor. Beklentiler ve gerçeklik birbirinden oldukça uzakta. Peki Çin? Hala dünya üzerindeki her ülkeden daha fazla kömür kullanıyor."

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


İlgili Haberler

Eğitim ve Karekter

İyimserliğimizi koruyalım. Yapılanların iyi tarflarınıda görmeye çalışalım diye kafa yoruyoruz yıllardır. Ama gerçeklerde peşimizi bırakmıyor işte.Bizi yönetenler sanki hiç bir şey görmüyor, duymuyor, okumuyor, anlamıyor ...