Alman basını özetleri 10 Ekim 2017

Alman basını

Alman basınında bugün Hristiyan Birlik partilerinin mültecilere ilişkin üst sınır konusunda vardıkları uzlaşma öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

Süddeutsche gazetesi Alman Hristiyan Birlik partilerinin mülteci kabulünde azami sınıra ilişkin uzlaşmasını değerlendiriyor:

"Sabit bir üst sınır yerine koşullara göre değişebilecek bir rakam belirlendi. Buna göre CDU ve CSU değişen koşullara uygun olarak yeni bir rakam belirleyebilir. Bu bağlamda Seehofer yılda 200 bin mülteci konusunu vurgu yapabilirken, Merkel iltica hakkına halel gelmemesi gerektiğini belirtebilir. Yeşiller ve Hür Demokratların bu anlaşmadan korkmaması gerekiyor. Tarafların bu konuda uzlaşmasıyla Jamaika koalisyonu mümkün gözüküyor. Ancak koalisyona ilişkin bu umut Birlik partilerinin uzlaşma metninin kendisinden kaynaklanmıyor. En çok ihtiyaç duyulan zamanda akl-ı selimin tekrar hakim olduğunu gösterdiği için bu uzlaşma umut vaadediyor.”

Tagesspiegel gazetesi CDU ve CSU'nun mülteci politikası konusundaki uzlaşmasına ilişkin olarak aşağıdaki değerlendirmede bulunuyor:

"Almanya sonunda bir göç kanununa kavuşuyor. Bu kanuna göre insanlar Almanya'daki işgücü açığına uygun olarak kendi ülkelerinde kavuşturma altında olup olmadıklarına bakılmaksızın Almanya'ya göç edebilecekler. Hristiyan Demokratlar yıllarca Almanya'nın bir göç ülkesi olmadığı konusunda kendilerini kandırdırlar. Ama artık o günler resmi olarak geride kaldı."

Die Welt gazetesi de mülteci kabulünde üst sınır konusuna ilişkin CDU ve CSU arasında varılan uzlaşmayı ele alıyor:

"Geçtiğimiz birçok pazar gününde olduğu gibi yine üst düzey politikacılar bu pazar gününü de mülteci konusuna ayırdı. Bu durum seçmen psikoloji bağlamında bakıldığında azımsanacak bir şey değil. Seçmenler açısından bu, acil durum sebebiyle kaçmak zorunda kalan insanlar için olduğu kadar sırf Almanya'ya yerleşmeyi kafasına koymuş insanlara yönelik yapılan devasa büyüklükte bir devlet yatırımı demek. Almanların büyük bir kısmı insanı yardımı önemsiyor. Ama burada yaşyan ve vergisini ödeyen insanlar da kendi problemlerine ilişkin olarak arada sırada acil durumun gerektirdiği gece toplantılarının yapılmasını bekleyebilirler. İnsanların bu beklentisi aşırı sağcılık değildir. Ama bu isteği radikalleştirmek tehlikelidir. Bekleme sırasına kaynak yaptığı düşünülen insanlara yapılan yatırımları görüp kendinin kenara itildiğini hisseden insanların öfkesi Amerika'da Donald Trump'ı iktidara taşımıştır."

Handelsblatt Hür Demokrat Parti, Yeşiller ve Hristiyan Birlik partileri arasındaki olası Jamaika koalisyonunu değerlendiriyor.

"Tarafların karşılıklı çekinceleri ve birbirlerine ilişkin daimi güvensizlikleri elbirliği ile aşılabilirse Jamaika koalisyonu en iyi ihtimalle yeni bir politika için imkan sunuyor. Dört senelik bir hükümet programı oluşturabilmek için halihazırda tarafların aynı fikirde olduğu konular ya da en azından birbirine yaklaşabileceği noktalar var. Mesela federal eğitim reformu, vatandaşların özgürlükleri ya da fiber internet ağının kurulması için yapılacak yatırımlar konusunda Yeşiller ve Hür Demokratlar kısa sürede uzlaşma sağlayabilir. Aynı şekilde nitelikli işgücünün Almanya'ya göçünü kolaylaştıracak bir göç kanununa ilişkin olarak da Hristiyan Birlik partileri, Hür Demokratlar ve Yeşiller hızlı bir şekilde uzlaşabilir." 

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


İlgili Haberler

İktidarın Anlayamadığı Nedir?

Türkiye’de iktidar şöyle düşünüyor; “Madem ki ABD Suriye ve Irak coğrafyasında IŞİD’le mücadele etmek istiyor, niçin benimle işbirliği yapmıyor, beraberce askeri operasyona ışık yakmıyor ve ...