Alman basını özetleri 4 Ağustos 2017

Alman basını

STK'ların tepkisini çeken Akdeniz'deki kurtarma çalışmaları ve ABD'nin son yaptırım kararları Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Libya açıklarında mültecileri boğulmaktan kurtarma çalışmalarına katılan sivil toplum örgütleriyle ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Hayati tehlike altındakileri kurtarmak ve insanların onurunu korumak her hukuk devletinin vazifesidir. Dünyaya refah ve hukukun üstünlüğünün örneği olan Avrupa ülkelerinin Afrika'daki istikrarsız komşu ülkelerle konuşup herkesin onuruna yakışır bir çözüm bulmaktan aciz kalması kabul edilemez. Kışı beklemek ya da başka ülkelerin ve haydut çetelerinin göç yollarını kesmesini ummak politikacılık değildir. Sivil toplum kuruluşları özgürlükçü devletlerdeki çeşitliliğin gerekli ve sevindirici bir ifadesidir. Ama o kuruluşlar da kurallara uymak ve yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmek zorunda."

Süddeutsche Zeitung gazetesi göç nedenleri ve kurtarma çalışmalarına katılan sivil toplum örgütlerini konu alan yorumunda sivil cankurtaranların töhmet altında bırakılmasını eleştiriyor:

"Islak ölümün mültecilerin gözünü yıldıracağını ve mültecilerin caydırılmasının iyi bir şey olduğunu düşünmek günümüzde haklı bir gerekçe sayılıyor. Boğulmak üzere olanları kurtaran ise göçü özendirdiği ve insan kaçakçılarını desteklediği gerekçesiyle zanlı durumuna düşüyor. İnsanları boğulmaktan kurtarma görevinin insanlığın önemli bir ifadesi olduğunun yetkili makamlarca teyit edilmesi mi gerekirdi? Ama insaniyet çıpası artık tutmuyor. Can kurtarmak suç sayılıyorsa, Orwell'in karamsar kurgusu '1984'ün devamı 2017'de yazılıyor demektir."

ABD'nin Rusya, İran ve Kuzey Kore'yi hedef alan yaptırım kararları Rhein-Neckar-Zeitung gazetesinin yorum köşesine şöyle yansımış:

"ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi gürültü koparmak niyetinde değil. Kongre'yi asıl, dünyanın en güçlü liderine, yani Donald Trump'a duyulan güvensizlik ilgilendiriyor. Trump'ın Moskova bağlantıları bilmece olmaya devam ediyor. Hatta Trump ailesinin Moskova'nın 'beşinci kolu' olabileceğinden endişe ediliyor. Yaptırım yasalarının dış politikadaki tahrip edici sonuçlarından doğrudan Trump sorumlu olmayabilir. Ama ABD'nin başında Trump değil de güvenilir bir lider olsaydı bu yanlış yola sapılmazdı."

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi, ABD vatandaşlarının Kuzey Kore'ye gitmesinin yasaklanmasını yorumluyor:

"Washington, Amerikan vatandaşlarına başka bir ülkeye gitmelerini yasaklıyor. Amerikalıları koruma amacıyla alınmış olması olumlu karşılanabilir ama Kuzey Kore'yi hedef alan kararın otoriterlik izlenimi uyandırdığı da yadsınamaz. ABD gibi özgürlük ve kendinden sorumluluğu el üstünde tutan bir devlete bu yakışır mı? Amerikan rüyası çoktan dağıldı gitti. Giderek artan dışlamacı göç politikası da bunun bir örneğidir. Trump neden Avrupalı ortaklarına zarar vereceğini bildiği ve kendisinin de tasvip etmediği bir yasayı imzalar? Rusya ile 'iş' yaptığına dair şüpheleri unutturmak için mi? Washington'un politikaları kafa karıştırıyor. Donald Trump ülkesi ve bütün dünya için giderek yük haline geliyor."

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

İlgili Haberler

Huzur İstiyoruz

Nelerle uğraşıyoruz yarabbi... Bize akıl ver. Her gün şehitlerimizin al bayrağımaza sarılı cenazelerei geliyor. Aileler, analar babalar, eşler çocuklar ve tüm insanlarımız perişan. Yüzler gülmüyor. ...