Alman basını özetleri 5 Haziran 2017

Alman basını

ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris İklim Anlaşmasından çekilme kararı Alman basınında bugün de yer alıyor

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin yorumunda, ABD Başkanı'nın seçim kampanyasında verdiği sözleri tutmakta kararlı olduğunu belirtiyor:

"Trump'ın seçim kampanyasında 'Önce Amerika' başlığı altında bulunduğu vaatler arasında, ABD'nin çıkarlarına ters düştüğü gerekçesiyle iklim anlaşmasından çekilmek de vardı. Başkan ABD'nin çıkarlarına uluslararası bağlantılarından ve küresel liderlik rolünden daha fazla önem verdiğini bir kez daha gösterdi. Daha doğrusu ABD'nin yükümlülüklerinden ‘istifa etmekte olduğu' mesajını verdi. Donald Trump, bütün dünyada hayal kırıklığı yaratan kararını müttefiklerinin sorumsuzluk olarak nitelemelerine kulak asmıyor. Bu da son derece acı bir durum. İklim anlaşmasını yeniden müzakere etmek istediği şeklindeki sözleri Avrupalı ortaklarını ikna etmedi. Bu duyurunun ilerde ciddi bir öneri şeklini alıp almayacağı belli değil. Kısacası, çatlakların çıktığı Batı ülkeleri arasındaki ilişkilerin temelden sarsılmasını önlemek şimdi daha da zorlaştı.”

Frankfurter Rundschau gazetesi ABD'nin siyasi olduğu kadar ekonomik alanda da yalnızlığa sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor:

"Tarih tekerrür etmez. Ederse de, groteskçe eder. Bu acayiplik Donald Trump ve ABD'nin iklim politikası açısından trajediye dönüşebilir. Dünya süper gücünün lideri ABD'yi fosil metotlarla yeniden ‘büyük Amerika' yapmaya çalışıyor. Oysa bu tutumuyla ülkesini siyasi olduğu kadar ekonomik bakımdan da izolasyona sürüklediğini bilmesi gerekirdi. İnsan ister istemez Trump'ın başka bir gezegende yaşadığı izlenimine kapılıyor. Donald Trump, 2015 tarihli Paris iklim anlaşmasının tehdit ettiği ülkesini kurtaran lider rolüne bürünmeye çalışıyor. Biçim farklı değil. Trump aslında Bush'un bir tekrarı. Ama argümanları Bush'unkinden de kötü.”

Neue Osnabrücker Zeitung ABD Başkanı'nın dünya liderliğinden uzaklaşmak niyetinde olduğu görüşünü savunuyor:

"ABD'nin iklim anlaşmasından çekilmesi, şüphesiz üzücüdür. Yakından bakıldığında ise, zararın büyük ama bir felaket olmadığı görülür. Çünkü 195 devletin imzasını taşıyan Paris anlaşması rafa kalkmış değildir. ABD, dünyanın en fazla sera gazı emisyonundan sorumlu olan ülkelerinden sadece biridir. Diğer iki büyük karbondioksit üreticisi Çin ve Hindistan anlaşmaya bağlı kalacağını duyurdu. ABD Başkanı NATO'da olsun, dünya ticaretinde ya da iklimin korunmasında olsun, inatla ‘önce Amerika' prensibinin peşinden gidiyor. Küresel lider olmak istemiyor. Bu tutumu diğer ülkelerin daha fazla kenetlenmelerine yarıyor. Dünya, ‘Trump'sız, yani ABD'siz de olur' diyor. Küresel güç dengeleri değişiyor.”

Stuttgarter Zeitung gazetesi ulusalcı egonun yol açabileceği tehlikeleri sıraladığı yorumunu şöyle sürdürüyor:

"Donald Trump, Twitter kullanan ve atom silahlarına hükmedebilen 19'uncu yüzyıldan kalma bir lidere benziyor. Düşüncelerini, küresel risk ve fırsatları hesaba katmaksızın, milliyetçi kategorilere göre şekillendiriyor. Uluslararası anlaşmaları, milletlerin ortak selametleri için üzerinde anlaştıkları hukuki çerçeve olarak görmüyor. Onları ülkesinin daha başarılı olmasını engelleyen ayak bağı sayıyor. ‘Başarı' kavramına son derece dar bir tanımlama getiriyor. Başarı onun için kısa vadede daha fazla kazanç, daha fazla istihdam ve daha fazla güç anlamına geliyor.”

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

İlgili Haberler

Huzur İstiyoruz

Nelerle uğraşıyoruz yarabbi... Bize akıl ver. Her gün şehitlerimizin al bayrağımaza sarılı cenazelerei geliyor. Aileler, analar babalar, eşler çocuklar ve tüm insanlarımız perişan. Yüzler gülmüyor. ...